13 Mart 2009 Cuma

Ufak bir mola



Her adım güç veriyordu, yumuşak toprağı ayaklarımla ezerek geçerken; zamanı durdurmuş,
geçmişi silmiş, geleceği askıya almıştım.

Yüzüme vuran ılık meltem , batmakta olan güneşin sağaltılmış sıcaklığını, yalayarak geçiyordu. Çok hoşnuttum. İstemediğim her şeyi hafif esen rüzgara bırakmıştım. Havada süzülerek, dans eder gibi kendi ritimlerini bulmuş uzaklaşmalarını seyrediyordum.
Bir yerlerden hafif bir müzik duyuluyordu. Biraz acıklı gibi ama umut dolu. Hepimizin umuda ihtiyacı yok muydu ? Sonra ayaklarımın yerden kesildiğini hissettim. Yerdeki bir kütüğe takılmıştım. Ama kendimi kurtarmak için en ufak bir çaba göstermeden uçmayı tercih ettim.
Aynı anda gördüğüm biraz aşağıdaki samanlara da güvenerek, ağır çekimde gibi uçarak düşüşümü seyrettim. Fazla yoğunda olmayan samanların altında her ne varsa kemiklerime biraz sert geldiyse de ,ufak bir “Ah....” ın ağzımdan havaya uçmasına izin verdim.
Canımın acısının üzerinde durmayarak , tekrar yola koyuldum.
Artık gece gelmek üzereydi. Bende küçük kulübeme döndüm. Her sıkıntıyı dışarıda bırakmaya özen göstererek.
Geceyi içeri aldım. Yorulmuş olmalıyım bir şey yemek istemedim. Bu dededen kalma ,eski avcı kulübesinde, en güzel anılarıma sarılıp uyudum, geceyi de üstüme örterek.
Gece, bir kez daha yalnız düşlerime kol kanat oldu.
Tuhaf burada hiç de yalnız hissetmiyordum. Ama şehirdeki o kalabalığa dönünce hissedecektim. Burada rüzgara bıraktığım ne varsa, orda beni karşılayacaklardı.
Savaşlar, açlıklar, haksızlıklar kendi uğraşılarımın içinden beni yaralamaya devam edecek,
kendi bencilliğim içinde yüzerken başkaları için fazla bir şey yapamayacak, kendimi nasıl koruyacağımı düşünmekten, kaç kişiye daha yetebileceğimi hesap edemeyeceğimi bilecektim.
Zamanın en kalabalık, en dengesiz ,en mutsuz dönemlerinden birinde yaşamaya çalışırken,
en başarılı oyunun kabullenme olduğunu bilip, en güzel başkaldırmanın da paylaşma olduğunu düşünerek; elimdekini başkalarıyla paylaşmaya çalışacağım.
Daha az sıkılacağım, çünkü hayatıma daha çok insanın girmesine izin vereceğim.
Belki de tamamen oyuna kaptırma adına daha büyük sorumluluklar alacağım.
Kim bilir , belki yeni yaralarım olacak saracak yada yeni mutluluklarım, daha evvel hiç tatmadığım. Cesaretime övgüler düzeceğim yada cesaretsizliğime ağıtlar yakacak.
Yaşamadan hiç bilemeyeceğim. Muhtemelen bu yüzden sabırla bekleyeceğim.
Sabahı karşılarken bu ufak molanın hiç bitmesini istemediğimi düşünmeme rağmen. Kısa yeryüzü cennetine veda etmeden ve yola çıkmadan bana kalan son saatlerimi mutsuzluluğa boğmak istemediğim için her şeyi sevmeyi öğrenmek adına kendime yeni ufuklar çizeceğim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder